Sağlığımız:
Gün geçmiyor ki,bir çok tv kanalında, kiminde de hekim ünvanı da olan kişilerin, bitkisel kökenli her derde deva ilaç niyetine bol çeşitli ürün tanıtımına ya da bitkilerle beslenme ilişkilerine yönelik programlara katılışlarına rastlamaktayız.İnsan aklı sormadan duramıyor;”Neden?” diye.

Tıpta son yıllarda inanılmaz ölçüde teşhis ve tedavi imkanlarında ilerlemeye paralel,özellikle bitkisel kökenli ürün pazarlaması,niçin görsel imkanlar ve pazarlama stratejileri kullanılarak,sağlık bakanlığı ve tarım bakanlığının kontrolüne alınıp alınmadığına bakılmaksızın karşımıza çıkmaktadır?
Tıbbın tüm gelişmişliğine karşın,bir çok ülkede alternatif tıp alanında kürsüler oluşturulmuş bulunduğunu ve modern tıp uygulamalarına
tamamlayıcı olarak insan sağlığına katkıda bulunmayı amaçladığını bilmeyenimiz yoktur.
İnsan kendinde var olan güçlerini keşfederek,gerek düşünce gücünü kullanma becerisi gerekse çevresinde oluşan olumsuz koşullara karşın,
kendisine uyan doğru yaşam kalitesini yükseltici uygulama modellerinin olduğunu bilmekte, bunun için etrafında bir çok yayın bulabilmektedir.
Biyoenerji,elektromagnetik tesirler,düşüncenin şifasal kullanımı, meditasyon,doğa ve beden uyuşması egzersizleri gibi uygulamalarla henüz
keşfedilip insan yaşamına uygulamaya yönlendirilmesine karşın bu metodlarda hep bir emek harcanmasının gereksinimi,zaman alıcı oluşları,üst düzey bilgi ihtiyaçları yada bilinmeyenlerinin halen çokça olması gibi nedenlerle daha kolay metodlara bakıldığında tarihi çok eskilere dayanan şifalı bitkilerden güç arayışları daha zahmetsiz ulaşılabilme imkanı açısından da çokça tercih bulabilmektedir.
Bu alanda,akademik kariyerli bilim adamı kimlikleri var olunca,insan ister istemez bu ürünlere artan bir ilgi duymakta ve modern tıp tedavilerine
başvurup çare bulamayanlara yeni ümitler oluşturmanın yanında,ticaretleşen bir sağlık sistemi iddialarına kulak veren tepki duyan sağlığı bozulmuş insanların herhangi modern tıp olanağına başvurmadan da bu ürünlere ulaşması ve iyi bir pazar alanı oluşturması açısından da medyanın yoğun kullanımının insan yaşamında yer almasının da bu ilgiye zemin oluşturduğu muhakkaktır.
Bir yanda modern binaları ve teknik donanımları ile medarı iftiharımız olabilecek yeni hastaneler ülkemizde boy gösterirken,daha bireysel düşünen
birebir o insan ile tv arasında oluşan hasta-hekim iletişimine yönlendirilen modern pazarlama teknikleriyle de desteklenen bu uygulamalar hakkında ne düşündüğünüzü merak etmiyor değilim.Bir sonraki adımda marketlerde de satılacak ilaçları da düşününce biraz zihin egzersizi yapmanın önemini anlamak zor olmayacaktır.
Bir zamanlar ülkemiz gibi benzer pek çok ülkede yayınlanan medya programlarıyla,ülke insanları üzerinde oluşturulmak istenilen zihni kontrol edici mühendislik çalışmalarının yanında daha evvel pek de rağbet görmeyen sağlık programlarında,son zamanlarda medyatik yönü kuvvetli hekimlerin de katkısıyla sağlık konusunda düzeyi yüksek kaliteli programların yer almaya başlaması da bir hayli dikkat çekici bir durum aslında.
Bilinçli sağlıklı bir toplum yetiştirilmeye çalışılmasının amaç edildiğini düşünmek pek bir iyimser bulunsa da,insanlarımız bu pek değerli bilim insanlarına ulaşmak için bu modern sağlık kuruluşlarına başvuru gereksinimini duymaya özensendirilmekte,buna imkan bulamayanlar için ise daha kolay ulaşılabilecek zararsız olduğu iddiaları ile güven verici bulunulması istenilen alternatif tıp ürünlerine yönlendirilmektedir.
Günümüzün en büyük sektörlerinden biri olan ilaç,tıbbi malzeme,tıp donanım ve ekipmanları alanlarıyla sağlık sektöründe inanılması güç rakamların yer aldığı bilinen bir gerçektir.Ülkemiz ekonomik göstergelerinde de gider kalemlerinde gittikçe artan oranıyla da bunu görmek mümkündür.
Buna karşın,bir yandan artan bu bütçe yüküne tasarruf tedbirleri gereksinimleri ile karşılaşılan huzursuzluklar,diğer yanda bu hizmetlerin maliyetli oluşları göz önüne alınınca insanların farklı arayışlara itilmesi ve doğa üstü fenomenlerin daha kolay kabulsenebilecek bir yer bulması da görülebilmektedir.Bu durum da kargaşa yaratabilmekte,neyin alternatif bir tıp tarafında yer aldığı neyin şarlatanlık olabileceği konusunda ülkemizde bir boşluğun olduğunu görmek için sayısız örnek verilebilecektir.
Günümüz insanının gerçek olanla olmayanı ayırt edecek bilgi birikimini göz önüne aldığımızda başka türlü bir sömürüye itilebileceği kaçınılmazdır.Her şeyin sömürüldüğünü bu yüzyılda görebildiğimiz gibi sağlığımızın da sömürüldüğünü görmek pek de şaşırtıcı gelmeyebilir.Boşuna denilmemiş olsa gerek;”Önce can sonra canan”,yada “Her şeyden önemlisi can sağlığı” diye.Can insan için pek önemli olduğuna göre insanın sağlığına yönelik ilgi duyması pek de iştah kabartan bir alan olarak dikkat çekici olsa gerek.Birileri bunu fark etmektedir.Bu konunun suiistimal edilmesi nedense kanıksamadığımız hatta görmezden geldiğimiz bir husus olduğu ortada iken sağlığımıza önem verdiğimiz hususu da o denli bir tezatlık hissettirmektedir.Bu önem maliyetli sağlık harcamaları olunca mı yalnız anlam kazanmaktadır?Bu alanlardaki kontrol ve denetim,yasal boşluklar ve yaptırım yetkilerinin var olup olmaması,buna neden ihtiyaç duyulduğu vs vs konular nedense ilgi alanımızda pek de yer işgal edememektedir.
İyi bir eğitim öğretim yaşamı iyi insan modellemesine uygun şekilde genç dimağlara sunulsa,bunlar arasında insan sağlığına yönelik ders programları nitelik ve nicelikle dolu dolu sunulsa,ev ekonomisi dersleri olsa,bitki bilimleri okutulsa ve çevresinde var olan tabiat ürünleri tanıtılabilse,çevre yaşamı daha derinlemesine işlenebilse,enerji ve kaynak kullanım konuları verilebilse,tüketim bilinci yerleştirilebilse onlarca yıl süren üretken yaşa varıncaya değin geçen süreç eğitim yaşamında daha nitelikle işlenebilse,bu bilgilerle dolup taşan zihinlerin kendi ve etrafına sağlık konusunda bakışında hatta çevresine duyarlı birey olmasında ortaya koyacağı eserleri göz kamaştırıcı bir hazza bizleri boğmaz mıydı?
İşleyen demirin ışıldadığını eskilerimiz ne güzel anlatmaya çalışmışsa bizlerin bunu iyi anladığımızı beden eğitimi derslerine bakışımızla pekiştirmemiz gerekmiyor mu? Bedene kazandırılacak disiplin metotlarının iyi birer uygulayıcılarının ileriki yaşlarda bunun meyvelerini toplayacaklarını bilmeleri bu derslere önemi vurgulamaya yeterli olsa gerek.
Tüm bunları gerçekleştirmede, iletişim becerisi yüksek bireyler olarak yetişen genç kuşaklarımızın sosyal yaşama uyum sağlama kabiliyetlerinin artmış olduğu eğitim modellerine ihtiyaç duymadığımız düşünülemez gibi.Bildiğimiz üzere sağlık denince,bedensel,sosyal ve ruhsal tam bir iyelik halini anlamaktayız.Her biri birbiri kadar önemli unsurları.
Sonuçta,günümüz insanı modern bilimlerin aracılığıyla elde edilmiş ürünler ile geleneksel yaklaşımların meydana getirdiği ürünler arasında kuşatılmış durumda.Bunlara bir de bilinçsiz kullanılan elektromanyetik tesirli ürünler,çevre kirlilikleri eklenince cepten sağlığa ayrılan harcama artışları kaçınılmaz olmaya devam edecektir.İnsan sağlığının sağlık kavramının tamamlayanı unsurlarının korunması da gittikçe zorlaşmakta ve daha maliyetli hale gelmektedir.
Sağlıklı ve dengeli beslenme insan sağlığı için ne denli önemli ise bedensel egzersizlerin de en az onlar kadar önemli olduğunu bilsek bile,ülkemizde kontrol ve denetim yetersizlikleri sonucu ekonomik zayıflıklarla da boğuşan günümüz insanının bu dengeyi yakalaması hayli zor görünmektedir.
Tarım alanları daralınca,daha kısa sürede daha fazla ürüne olan ihtiyaç talepleri yaratılmaya çalışılması,daha çok kazanç hırsı telafisi imkansız sonuçlar doğurmakta,gelecek kuşakları da yıllar sonrasını dahi tehdit eden tehlikeli bir gidişata yol açarak tabiat kirlilikleri ve bozulmuş insan sağlıklarına neden olmaktadır.
Hızlı yeme kültürü yaratılmakta,insanların yemek ile ilgili bakışları yozlaştırılarak obes insan gibi sağlık sıkıntılarının bol olduğu kişilerin sayısı artmakta,bu durumdan kurtulmak için yine bir dolu harcama ile zayıflama merkezlerine yönlendirilmekte adeta bir çıkmaz daire döngüsü oluşturulmaktadır.
Sağlık harcamalarının maliyetini azaltmak için her bireyin üzerine düşen sorumlulukları da yerine getirmesinde yara bulunmaktadır.Sağlıklı ve dengeli beslenme,düzenli yürüyüş ile olumlu düşünme tarzını benimseyerek kurulan insan ilişkileri ile başlayabiliriz.Daha önemlisi daha çok konuşup tartışarak kendimize en uygun yaklaşımları aramaya devam etmeliyiz.Bizler konuları açmaya başladık devamı sizlere kalıyor.
Ne dersiniz?






Yorumlar